17 Şubat 2010 Çarşamba

Burak Erdoğan 34 ABR 93

Burak Erdoğan…

Tayyip Erdoğan’ın oğlu…

Hani şu, “Gemiciği” olan insan…

Hani şu, henüz 22 yaşında iken babasına 220 bin Dolar ve 55 bin Mark borç para veren insan…

Babası gibi namuslu, dürüst bir insan olduğu için bu parayı alnının teriyle kazandığına eminiz!

Babasının yalan mal beyanında bulunmak için, kafasından borç uyduracağını iddia etmek ise aklımızın ucundan bile geçmiyor.Kazayla geçse, Ergenekon davasında müebbet hapis ile yargılanacak bir suç işlemiş oluruz.

Medyada Burak Erdoğan ismini sık sık duyuyoruz.

Özellikle, askere gitmemesi, yurtdışında burslu okuması ve aldığı “Gemicik(!)” ile ilgili çok şey yazıldı…

Bunların üzerinde durmak yerine, medyanın çok büyük bir kısmının görmezden geldiği bir olay üzerinde duracağız.

Burak Erdoğan’ın KATİL olduğunu hiç duydunuz mu basından?

Bunu hiç duymamış olmanız çok doğal.

Çünkü bu olayı hatırlatmaz basın…

Bu olayın yıl dönümünde haber yapılmaz, Tayyip Erdoğan’ın oğlunun katil olduğu gerçeğini saklamaya çalışırlar.

Geçmişe doğru ufak bir yolculuk yapalım.

Yıl 1998…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının adı: Recep Tayyip Erdoğan

Mayıs’ın 11. günü…

19 yaşında bir genç annesinin arabasını kullanıyor.

O gencin adı Burak Erdoğan…

Aşırı hız yapıyor ve kırmızı ışıkta geçiyor, peşine polis arabaları takılıyor.

Durmak yerine gaza basmayı tercih ediyor.

O sırada TRT sanat musikisi sanatçısı Sevim Tanürek yaya geçidine 5metre uzaklıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışıyor.

Burak Erdoğan, çiğneyip geçiyor 64 yaşındaki sanatçımızı.

Sevim Tanürek 30metre sürükleniyor…

Daha sonra polisler geliyor, Burak Erdoğan babasının adını söylüyor ve akan sular duruyor o anda…

Burak Erdoğan’a ehliyetini bile sormuyor polis!

Sevim Tanürek’in eşi polislere ehliyet sormaları gerektiğini hatırlatınca, “Siz ukalalık etmeyin, biz işimizi biliriz.” yanıtını alıyor.

Burak Erdoğan’ın aşırı hız yaptığına dair en büyük kanıt yolda bulunan lastik izleriydi.

30metre uzunluğunda lastik izi oluşmuştu caddede.

Tayyip Erdoğan’ın emrinde olan Belediye araçları hemen bu izi yok ettiler!

Sevim Tanürek 6 gün yoğun bakımda yaşam savaşı verdi ve hayatını kaybetti.

Kazayla ilgili mahkeme başladıktan sonra, Burak Erdoğan dil kursu bahanesiyle yurtdışına çıktı, hiçbir duruşmaya katılmadı!

Tayyip Erdoğan sanatçının yakınlarına şikâyetçi olmamaları konusunda baskı yapıyordu.

Görgü tanıkları korkutulmuştu…

Burak Erdoğan’a kazadan sonra ehliyet sormayan polisin yakınları, sanatçının yakınlarını defalarca ziyaret edip şikâyetçi olmamaları konusunda baskı kurmaya çalıştı.

Sevim Tanürek’in eşi dava sırasında Burak Erdoğan’ın ehliyetinin olmadığını ve kazadan birkaç ay önce verilmiş gibi gösterilen sahte bir ehliyet verildiğini iddia etti…

Normal şartlar altında, Hâkim’in bu iddiayı dikkate alıp araştırma yapması gerekirdi değil mi?

Ama öyle olmadı!

Hâkim, Sevim Tanürek’in eşine “Siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz” diye azarladı!

Bu sözleri söyleyen bir Hâkim’in davayı ne kadar bağımsız yürüteceğini düşünün artık…

Dava sonucu kimseyi şaşırtmadı. Burak Erdoğan hiçbir duruşmaya katılmadan cezasını almıştı.

Cezası neydi biliyor musunuz?

Sadece ve sadece 540 bin lira.

1998 yılında en büyük 3. kâğıt para 500 bin lira idi.

Düşünün cezanın büyüklüğünü!

Burak Erdoğan’ın bu kadar az ceza almasının nedenine gelelim…

Trafik raporunda, babasının adına rağmen 3/8 oranında suçlu bulunmuştu.

Bu oran onu hapse sokabilirdi…

Mahkeme Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kazayla ilgili rapor istedi.

Gelen rapor, Burak Erdoğan’ın aklanmasını sağladı, suçlunun 8/8 oranında Sevim Tanürek olduğu iddia edildi.

Bu raporun altında Eyüp Çakmak’ın imzası vardı…

Tayyip Erdoğan, oğlunu kurtaran bu adamı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığına atadı!

Katili koruyanlar ödüllendirildi!

Katil aklandı!

34 ABR 93 plakalı otomobil…

Katil otomobil…

Ama, kullanan Tayyip’in oğlu olunca…

Suçsuz oluyor bu otomobil!

Murat KAYA

 Paylaş

3 yorum:

  1. bu olayı ilk duyduğumda ve detaylarını okuyuncda aklıma fatih sultan mehmet hanın rum bir vatandaşın elini haksız yere kestirip ardından da şehülislam tarafından fatih sultan mehmedin suçlu bulunup kısasa kısas gereği elinin kesilmesi cezasının verildiğini hatırladım. ondan sonra da rum vatandaş bu adalet karşısında padişahın elinin kesilmesini hazmedemeyip davasından vazgeçiyordu. işte bu dev imparatorluk bu adaleti yüzünden 700 küsür sene hüküm sürdü. çok ağır olacak ama bu iğrenç olayları ve bu denli adaletsiz devlet bürokrasisini duyunca Türkiyemizin sonunu hiç iyi görmüyorum . Allah bu zalimlerin cezasını onları, firavunun yanmakta olduğu cehennemin en derin katında ona komşu ederek versin.

    YanıtlaSil
  2. Allahindan bul..

    YanıtlaSil
  3. yıl 2014 ama hala hiç bir şey değişmedi!...soyguncular -hortumcular-katiller hala ceza almıyor aksine alkışlanıyor Ama çok normal çünkü ne de olsa halkımızın % 99 u aptal !....

    YanıtlaSil

Google hesabınız yoksa yorumlama biçimini ADI/URL ya da Anonim olarak seçip düşüncelerinizi aktarabilirsiniz.